Youtube kanalımızda gerçekleştirdiğimiz “10 Soruda” isimli programımızın 5.’sinin konusu “TÜNELLERDE VE ULAŞIM ALTYAPILARINDA YANGIN VE YANGIN GÜVENLİĞİ”ydi... 9 Eylül 2021 günü yayınlanan programın konuğu ise Efectis Era Avrasya Test ve Belgelendirme A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker İbik (Uçak Müh.) oldu.
Röportajı video versiyonundan izlemek için lütfen tıklayın
https://www.youtube.com/watch?v=lW8BwBP3Fec&t=1615s
https://www.santiye.com.tr/10-soruda-tunellerde-ve-ulasim-altyapilarinda-yangin-guvenli-gi-1537.html
RÖPORTAJI, ŞANTİYE®NİN EYLÜL-EKİM 2021 (389.) SAYISININ E-DERGİ VERSİYONUNDAN OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN
1. Dünyada ve ülkemizde karayolu, demiryolu ve metro tünel yangınlarıyla karşılaşma sıklığı nedir? Ve bu yangınlarda ne oluyor, neler yaşanıyor? Ortalama ne tür bir hasar ve can kaybı söz konusu?
Dünyada hemen hemen her yıl bir büyük tünel yangını yaşanıyor. Bu yangınlarla, uluslararası anlamda ciddi bir mevzuat olmadığından özellikle 1978 ile 2006 yılları arasında yoğun bir şekilde karşılaşılmıştı. Fakat 2004’teki Avrupa Birliği Avrupa Karayolu Ağı Tünelleri için Minimum Gereksinimler Direktifi, sonrasında Dünya Karayolları Örgütü Karayolu Tünellerinin Yangına Dayanımı için Tasarım Kriterleri ve 2008’de Avrupa Birliği Komisyon Kararı Müşterek Avrupa Karayolları Ağı için Teknik Güvenlik Özelliklerinin yayınlanmasıyla bu tip yangınlar biraz daha kontrol altına alınmaya, tünellerin yangına karşı dayanımları ve teknik altyapıları biraz düzelmeye başladı ve doğal olarak yangınlar ve verdikleri zararlar azaldı.
Zarar ziyan açısından en büyük kayıp ise Bakü (Azerbaycan)’de yaşanan tünel yangınında olmuştu. 280 kişi can vermişti. Fakat bunun yanında en bilindik yangın Manş Denizi’nin altından geçen EuroTünel yangınıydı. Can kaybı olmamıştı fakat 200 milyon Euro’luk hasarın yanında tünelin altı ay kapalı kalması İngiltere ve Fransa arasındaki ticarette milyonlarca Euro’luk bir kayba sebebiyet vermişti. Yine Fransa ve İtalya arasında 1995 yılında meydana gelen Monc Blanc tüneli yangını da 39 can kaybının yanında iki ülke arasındaki ticareti yaklaşık bir sene boyunca felce uğratıp büyük ticari kayıplara neden olmuştu.
2. Karayolu / metro tünel yangınlarının diğer kapalı mekan yangınlarından farkı nedir, nasıl bir karakteristiğe sahipler?
Tünel yangınlarının en ayırt edici özelliği hem insanı hem de yapıyı korumak zorunda olunmasıdır. Yanlış anlaşılmak istemem ama diğer bina yangınlarında öncelik insandır. Öncelikle insanlar güvence altına alınmaya çalışılır, odaklanılan nokta insandır. Bina göz ardı edilebilir. Fakat tünellerde hem insan hem tünel yapısı kurtarılmak zorundadır. Çünkü tünel çökebilir. Binaların çökmesi o kadar mümkün değildir ama bir yangın anında tünelin çökme ihtimali yüksektir ve çok ciddi bir risktir. Bu gerçekleşirse tünel dağın altındaysa tünelin içine toprak-moloz dolar, denizin altındaysa su basar. Dolayısıyla tünelin çökmesi, tünelin zararıyla beraber insan kaybını da getirebilir. O yüzden büyük, 1 kilometrenin üzerindeki tünellerde veya su altı tünellerinde tünel yapısını korumak da insanı korumak kadar önemlidir. İkincisi, tünellerin maliyeti ve ekonomik faydaları herhangi bir binayla karşılaştırılabilir gibi değildir. Tünelin yapımı birkaç milyon Euro olabilir; ama o tünel kaybedildiğinde, altı ay kapalı kaldığında belki milyonlarca Euro da insan ve yük taşımacılığı faaliyetlerinin aksamasından dolaylı ticari kayıp ortaya çıkabilir.
3. Tasarım ve inşa aşamasında ne tür farklı önlemler alınmalıdır? Tünellerde yangın güvenliğinin temel unsurları nelerdir?
Bu temel noktalardan biri, aslında biraz önce değindiğim nokta, yani tünelin “yapısını” korumaktır. Bu da betonu korumakla sağlanabilir. Çünkü ısının yükselip temas ettiği ilk yer betondur. Dolayısıyla tartışmasız alınması gereken ilk önlem beton konusunda olmalıdır. Çünkü çökme engellenirse tünel de pek kaybedilmez. Yani tasarımcı öncelikle yapısal güvenliği sağlamakla mükelleftir.
Tünellerde yapısal güvenlik ise beton dayanımının oldukça yüksek olmasıyla sağlanabilir. Tünel yangınları genelde hidrokarbon, petrol türevi yakıtların karıştığı yangınlar olduğundan ısı beş dakika içinde 1200 0C’yi aşabiliyor. Bu derecedeki ısı çok kısa bir sürede beş-on metre yukarıdaki betonda ciddi deformasyona sebep oluyor. Beton, spalling denilen aşınmaya uğruyor. Yani beton doğru tasarlanmazsa, içinde yeterli gözeneklere sahip değilse, içindeki su, kaçacak yer bulamıyor ve beton cidarları kademe kademe patlamaya başlıyor. O yüzden tünellerde beton tasarımı çok kritiktir. Uluslararası standartların hepsi de tüneldeki beton tasarımının yangın dayanım testini şart koşar. Çünkü birinci konu, tünel betonunu korumaktır.
Tasarımın önemli başlıklarından bir diğeri ise kaçış yollarını korumak; yani insanların kaçmasına yardım etmek, boğulmalarını engellemeyi sağlamaktır. Bu da duman ve yangın sistemlerinin düzgün tasarlanması, seçimi ve çalışmasıyla mümkün olabiliyor. Fanlar veya diğer sistemlerle sıcak duman ve ısı yanma kaynağından alınıp, insanların üzerinden sanki sanal bir tüp içinde, fazla da dağıtmadan tünelin bir ucundan tahliye edilir. Bu sayede insanlar burunlarını ucunu görüp, doğru hareket edebilir ve kaçabilirler.
Bir diğer nokta da, Türkiye’de biraz eksik olan “baskılama”... Baskılama söndürme sistemleri özellikle orta uzun tünellerde çok kritiktir. Yani destek sistemlerdir ama olmadıkları noktada yapısal yangın yükü kolayca başa çıkılamaz hale gelebilir. Duman atımı zorlaşabilir. Dolayısıyla baskılama söndürme sistemleri de optimize bir şekilde tasarlanmalı ve çalışmalıdır.
Ayrıca “+1” dediğim unsur ise yine uluslararası standartlarda 1000 metrenin üzerindeki tünellerde istenen tali tüneldir. Tali tünel hem insanların kaçmasına imkan tanır hem de o tali tünellerden baskılama ve söndürme çalışmaları çok daha rahat yürütülebilir.
4. Tünellerde yangınlar genelde hangi sebeplerden çıkıyor?
Tünel yangınları hakkında yapılan araştırmalar beş temel sebebi gösteriyor. Trafik kazalarının başta geldiği zannedilebilir ama değil. Tünellerde yangınların en çok çıkma nedeni küçük araçlardaki elektrik yangınları. İkincisi ise ağır araçların fren-balata sistemleri kaynaklı yangınlar. Üçüncü sırada ise araçların taşıdığı bir yakıt veya yükün alev almasından kaynaklanan yangınlar geliyor. Tünelin kendi tesisatından çıkan yangınlar da çok nadiren yaşanan olaylardan biri.
5. Türkiye’de mevcut tünellerin yangın güvenliği açısından durumu nedir?
Bizim karayolları tünellerimizin ciddi bir kısmı, çok uzun, yani 1 kilometrenin üzerinde olmadığından çok riskli tüneller değiller. Yenilerde pek sıkıntı olmayabilir fakat eski tünellerimizin beton kalitesi ve betonun yangın dayanımı hakkında elimizde pek bir veri yok. Duman ve ısı atım sistemleri, elektromekanik ve sinyalizasyon sistemleri ise neredeyse tüm tünellerimizde bulunuyor, baskılama sistemleri de bazı tünellerimizde mevcut ama yapısal güvenlikle, betonun kalitesiyle alakalı çok derin bir bilgiye sahip değiliz. Bunların kontrol ve revizyon alternatifleri tüm dünyada bilinen yöntemler. Özellikle Avrupa’da eski tüneller testlere tabi tutulup, problemleri belirlenip, elden geçirilerek tekrar güvenli hale getiriliyorlar.
6. Dünyada ne yapılıyor ve hedefler ne? Tünel yangınları konusunda uluslararası alanda ne tartışılıyor, gündemde ne var? Teknoloji, mevzuat, tartışmalar ne yönde ilerliyor?
Tüm dünyada ağırlık, karayolları tünellerinden demiryolu ve metro tünellerine kaymaya başladı. Çünkü şehirlerin nüfusu gün geçtikçe artıyor ve şehir içi trafiğin önlenmesi amacıyla metro gibi toplu taşıma sistemlerine öncelik veriliyor. Bu da metro tünellerinin inşaatını ve adedini artırıyor. Ülkemizde de aynı dönüşüm yaşanıyor. Böyle olunca da teknoloji de demiryolu ve metro tünellerinin korunması üzerine gelişiyor. Şehir içi metro tünelleri kendilerine göre risklere sahip. En başta, kullanan insan sayısı çok fazla. Dolayısıyla elektronik algılama, sinyalizasyon, görüntüleme, alarm ve baskılama teknolojileri önem kazanıyor.
Karayolları tünelleri ise genelde transit yol tünelleri; yani içlerinden daha yüksek riskli olduğu kabul edilen kamyon, tır ve araçların geçtikleri tüneller. Dolayısıyla o tünellerle ilgili mevzuat daha ağır oluyor. Özellikle AB, Avrupa Karayolu Ağı dahilindeki (Türkiye de dahil) şehirler arasındaki yeni tünellerde kapsamlı yangın senaryolarının oluşturulmasını, betonun test edilmesini, kaçış kapıları, fanlar, damperler, kablolar gibi yangına destek veren elemanların yapısal performanslarının ölçülmesini, duman kontrol ve tahliye sistemlerinin optimize edilmesini, duman akışının uygun hale getirilmesini, söndürme ve baskılama sistemlerine ihtiyacın belirlenmesini, periyodik sistem kontrollerinin yapılmasını ve daha birçok konuyu şart koşuyor.
7. Ülkemizde kamu kurumlarından beklenti nedir? Yasal zorunluluklar ve mevzuatla ilgili görüş, öneri ve eleştirilerinizi özetleyebilir misiniz?
Türkiye olarak kendi tünel mevzuatımız, standartlarımız olmasına rağmen AB karayolları ağına dahil olduğumuzdan AB tünel güvenliği direktiflerine de bağlıyız. Dolayısıyla yazılı olarak mevcut, yeterli ve kapsamlı bir mevzuata kısmen sahibiz ama uygulama ayağında eksiklerimiz var. Uygulama zorunlu hale getirilip, malzeme ve sistem tedarikçilerinden test raporları, sertifikalar istenmesi lazım. Önce kullanılan malzeme, ekipman ve yapı kontrol altına alınmalı. Tasarım betondan başlar. Beton ve segment tasarımı uygun değilse istenildiği kadar AB standardı koyun, tünelin tümünü çökertebilirsiniz. Yani mevzuatımızın AB Karayolu ve Tünel mevzuatıyla tam uyumlu hale gelmesiyle birlikte uygulama ve kontrolün de devreye alınması şart. Özellikle mevzuatta betonun yangın dayanım testinin zorunluluğu çok çok önemli.
8. Bugüne kadar en büyük zarar veren tünel yangını/yangınları hangileriydi?
Biraz önce de sözünü ettiğimiz ve 280 kişinin vefat ettiği Bakü’deki yangın en trajiklerden biriydi. EuroTünel yangını ve 1999’da 39 kişinin hayatını kaybettiği Monc Blanc tüneli yangını da önemli yangınlardı. 1972’de 29 kişinin öldüğü Japonya’da meydana gelen yangın, 1987’de 31 kişinin vefat ettiği Londra’daki yangın ve en son Kore’de 2003’te 130 kişinin hayatını kaybettiği, 140 kişinin yaralandığı tünel yangınları da önemli yangınlardı.
9. Türkiye ve dünyada yangın güvenliğini sağlama açısından örnek olabilecek bir uygulama hakkında bilgi alabilir miyiz?
Avrasya Tüneli bu anlamda gösterilebilecek en iyi örnektir. Özellikle Koreli müteahhit, Yapı Merkezi ve yerli-yabancı danışmanların katkısıyla ortaya güzel bir proje çıktı. Farklı alanlarda, mesela çelik işleri için ayrı kontrol, elektromekanik işleri için ayrı kontroller devreye alındı. Yapısal yangın güvenliğine bizi, yani Efectis Era’yı dahil ettiler. Aktif sistemlere hep uluslararası sertifikasyonlara sahip, yetkinliğini kanıtlamış firmalar dahil oldu. Teknik anlamda Türkiye’nin çıkarttığı en iyi projelerden biridir.
10. Efectis Era bu konularda hangi hizmetleri sunuyor?
Efectis Era olarak test adedimizle, kapasite ve kapsamımızla Avusturya’dan Kore’ye kadar bölgenin en büyük yangın dayanım, yangına tepki ve yapısal yangın laboratuvarıyız. Fransa ve Hollanda menşeili Efectis’in son yatırımı olduğundan Avrupa’da bile birçok laboratuvarın olmadığını imkanlara sahibiz. Biz zaten Era olarak, Efectis’le iş ortağı olmadan da Türkiye’nin ilk yangın dayanım test laboratuvarını kurmuş bir firmaydık. Yani yirmi yıldır bu iş üzerine uzmanlığımız bulunuyor. Dolayısıyla belli bir deneyimin üzerine Fransa’dan gelen kaynak ve knowhow ile bambaşka imkanlara sahip olduk. Laboratuvarlarımızda 750 farklı uluslararası standart ve normda testler yapabiliyoruz. Test raporlarımız tüm dünyada geçerli.
Güçlü de bir belgelendirme departmanımız var. Basit bir taşyününden jet fana veya bir binanın cephesine kadar hemen hemen tüm yapı malzemelerinin yangına karşı güvenliğini yerinde uygulamalarla test edebiliyoruz. Sadece test değil, denetim ve belgelendirme de yapıyoruz. Yapı sektörünün yangın güvenliğiyle ilgili ihtiyaçlarını test, analiz ve belgelendirme anlamında fazlasıyla karşılayabiliyoruz.
Hızlı büyüyen bir yangın güvenlik mühendisliği ekibimiz de var. Bu ekibimiz sahada bina kontrolü, yangın güvenlik denetimi yapan, işveren ve müşavire destek olan, projenin iyileştirilmesi ve bina projesinin mimari veya elektromekanik anlamda yangın güvenliği anlamında iyileştirilmesi veya o projenin binada doğru şekilde uygulanmasını sağlayan bir ekip. Yani yangın güvenliğiyle ilgili aklınıza ne gelirse biz o sorunun çözümünü oluşturmak için yıllardır çaba sarf ediyoruz.
Röportajı video versiyonundan izlemek için lütfen tıklayın
https://www.youtube.com/watch?v=lW8BwBP3Fec&t=1615s
https://www.santiye.com.tr/10-soruda-tunellerde-ve-ulasim-altyapilarinda-yangin-guvenli-gi-1537.html
RÖPORTAJI, ŞANTİYE®NİN EYLÜL-EKİM 2021 (389.) SAYISININ E-DERGİ VERSİYONUNDAN OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN
6 Ekim 2021
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 85 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wilo, Winsa, XCMG ve Xylem’in değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 1200 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.