Deprem kuşağında yer alan ülkemizde asıl riski depremin kendisinin değil, "güvensiz yapıların" oluşturduğu bilinciyle hareket edilmesi gerekiyor. Depremler yerkabuğunun kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan deprem gerçeğine uyum sağlayabilmek, bu gerçekle birlikte yaşayabilmek ve bütün planları buna göre yapmaktır.
Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı (E)
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı (E)
MAKALEYE, 384. SAYIMIZIN E-DERGİ VERSİYONUNDAN DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ
Türkiye’nin yüzde 93’ten fazlası deprem bölgesi olup, ülkemizde iki büyük fay hattı bulunmaktadır...
İstatistiki verilere göre dünyada bir yıl içerisinde ortalama 500 bin deprem gerçekleşmektedir. Bu depremlerin ancak 100 bine yakınını insanlar hissedebilir. Yaklaşık 400 bin depremi ise insanlar hissedemez. Dünyada ortalama her yıl 1-2 kez 9 şiddetine yakın deprem olmaktadır. Bu depremler de daha çok okyanus ülkelerinde meydana gelmektedir. Guatemala. Şili, Peru, Endonezya, İran, Pakistan, Portekiz, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan, İtalya, Japonya ve ABD gibi ülkelerde sıklıkla ve küçük şiddetlerde depremler yaşanmaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada 1500’lü yıllardan itibaren farklı zamanlarda 7 ve üstü büyüklükte 23 deprem olmuştur.
Tek çare güvenli binalar inşa etmektir
Şehirler, fay hatlarının geçmediği bir yere taşınamayacağına göre tek çare önlem almak, güvenli ve sağlam binalar inşa etmektir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre 22 milyon konut içindeki 6-6,5 milyon konutun depreme dayanıksız olduğu ifade edilmektedir. Bu ifadeden, tespit edilmiş bir bilgi olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu konu ile ilgili mevcut bir yapı envanteri varsa bu envanterin kamuoyuyla paylaşılması faydalı olur. Böylece, varsayımların ve bilgi kargaşasının önüne geçilir. Mühendislik hizmeti alınmadan yapılan ve kaçak yapılaşmaya neden olan binalar tespit edilebilecek ve bu konuda gerekli tedbirler alınabilecektir.
Kesinlikle Yıkılması Gerekenler
Kentsel dönüşüm kapsamında binalar üç grup olarak kategorize edilerek Kesinlikle Yıkılması Gerekenler, Güçlendirilerek Kullanılabilecekler ve Deprem Riski Olmayan Binalar olarak tasnif edilmelidir. Öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, elindeki istatistiki bilgilere göre hangi binaların mutlaka yıkılması gerektiğini ve yeniden yapılacaklarla ilgili bilgileri kullanıma açmalıdır.
Resmi açıklamalara göre, geçtiğimiz aylarda meydana gelen Elazığ depremi sonucu Elazığ’da 4 bin 600 bina yıkılacak. Bunlardan acil yıkılması gereken ağır hasarlı bina sayısı ise 441.
Bina değil alan dönüşümü esas alınmalı ve Yapı Yasası oluşturulmalı
Depremden etkilenen köylerde çelik konstrüksiyon prefabrik binalar yapılabilir.
Müteahhit-proje-uygulama-malzeme-denetim kontrol altına alınmalı ve onaylanmalı. Tüm yönetmelikleri aynı çatı altında bir araya getirecek, bürokratik muhataplık sayısını azaltan, teşvik kadar cezayı da öngören, denetim ve gözetimi güçlü kılan bir Yapı Yasası oluşturulmalıdır.
Türkiye, yüzde 93’ü deprem bölgesinde olan bir ülke. Dolayısıyla tekniğine uygun ve sorumlu olarak zemin etütleri, planlama, malzeme kaynakları ve kaliteleri, akıllı proje inceleme, onaylama, izleme ve denetim mekanizması dahil kurumsal kapasitesi güçlü ve işlevsel bir sistem (Bakanlık gibi) kurulmalıdır.
Dayanışma, tekniğine uygun ve depreme dayanılıklı binaların planlanması, projelendirilmesi, yapılması ve denetlenmesi daha anlamlı ve doğru olur.
Yapı Belgesi
Madencilik-girdi malzeme-inşaat malzemesi üretimi-lojistik-uygulama-denetim-onay süreçlerinin tamamını içeren Yapı Yasası ile binalara, tüm yönetmelikleri ve su yalıtımı dahil tüm yalıtımları-enerji verimliliği-su ve atık denetimi-ortam hava kalitesi-zemin etüdü gibi konuları karşıladığına dair bir Yapı Belgesi verilmelidir. Yapı Belgesi alan bir yapı, en değerli ve en yüksek teşviki hak eden yatırım muamelesi görmelidir. Bu Yapı Belgesi karşılığı sigorta şirketleri de DASK ya da Konut Sigortası dışında en az 10 yıl süreli olarak ilgili binalar için verilen Yapı Belgesine giren konularda Yapı Güven Sigortası adı altında bir sigortayı devreye almalıdır.
Denetim
Mevzuata ve denetim mekanizmasına rağmen bilgisizlik, bilinçsizlik ve maddi kazanç hırsı her alanda olduğu gibi bu alanda da yasalara aykırı davranışlara sebep olmaktadır. Denetim konusunda disiplini sağlamak için de olası ihmallerin önüne geçecek denetim mekanizması çalışır hale getirilmelidir. İnşaatlarda sadece beton ve demirin değil, yalıtım başta olmak üzere tüm malzemelerin, yapım/uygulama süreçlerinin de denetlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla doğru malzemenin doğru yerde doğru şekilde kullanılması ve tüm bu sürecin doğru şekilde denetlenmesi, kalitesiz ve plansız yapılaşmadaki sorunların önüne geçilebilmesi için denetimdeki aksaklıkların çözülmesi şarttır.
Yaklaşık 200 binin üzerinde müteahhit için kapsamlı, pratik ve akıllı denetim mekanizması geliştirilmelidir. Yapan ve onaylayan sorumlu olmalıdır.
Binalarda kullanılan beton ve demir ne kadar kaliteli olursa olsun, kolon ile kiriş birleşme noktaları standartlara uygun yapılmazsa o bina yıkılır.
6-6,5 milyon depreme dayanıksız konut gerçeği ortada iken bilgisiz, bilinçsiz, kontrolsüz ve denetimsiz, belgesiz ve izinsiz yapılaşmalara kesinlikle müsaade edilmemelidir.
C25
2007 de, 1 cm2si 200 kilogram yük taşıyabilecek betonla (C20) bina yapma zorunluluğu getirildi. 2018 de ise 1 cm2si 250 kg taşıyacak betonla (C25) bina yapmak zorunlu oldu.
e-beton
Yapı stokunu oluşturan inşaatlarda en çok tercih edilen yapım sistemi olan betonarme, karkas sisteminde betonun yapı güvenliğini yüzde 100 etkilemektedir. Düşük oranlarda da olsa üretim alanı, şantiye ve laboratuvar ortamlarında beton kalitesinde hata, kayıp ve kaçaklar yaşanıyor. e-beton sisteminin yurt genelinde kullanılmaya başlanmasından itibaren denetim ve deney sonuçlarının yapı sahibi ya da kullanıcısı ile paylaşılmasına imkan sağlayacak olan e-devlet sistemine entegrasyonu çalışmaları da eşzamanlı olarak sürdürülecektir. Bu sayede inşaatlardaki yapı denetim hizmetlerinin akıllı doğal bir denetime tabi olacağı da değerlendirilecektir. Böylece vatandaş, ayrıca kullanılan hazır beton sınıfını sorgulayabilecektir.
e-devlet
Vatandaş ev satın almak ve kiralamak istediğinde “e-devlet”e konutun ada-parsel numarasını girerek her türlü bilgiye ulaşabilmelidir. Sistemle evlerin yaşı, projesi, proje onayı, inşaat safhasında çekilmiş fotoğrafları, müteahhidi, beton numunesi sonuçları yer almalıdır.
Güçlendirme/Yenileme Çalışmaları
Güçlendirilerek kullanılabilecek binaların güçlendirme/yenileme çalışmaları da ihmal edilmemelidir. Tüm binalar yıkılıp yeniden yapılmayacaktır, dolayısıyla kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü de iyi değerlendirmek gerekir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerden farklı olarak deprem kuşağında yer alan ülkemizde, güçlendirme/yenileme çalışmalarının ihmal edildiği ve Avrupa’ya göre geride kalındığı görülüyor. Avrupa’da son yıllarda, ekonomik olmasa da teknik olarak mümkünse yıkım-yeniden yapım yerine güçlendirme/yenileme yaklaşımı benimsenmektedir. Güçlendirme/yenileme çalışmaları ile binaları yıkmadan da depreme hazırlıklı hale getirmek mümkündür.
1967 depreminde Sakarya Valilik binası hasar görmüş ve daha sonra güçlendirilerek kullanılır hale getirilmiştir. Hatta 1999 depreminde Deprem Koordinasyon Merkezi olarak kullanılmıştır.
Benzer şekilde Kocaeli Körfez’de yapılan bir un fabrikası, 1967 depreminde hasar görmüş, kolonları, mantolama ile güçlendirilmiş ve kullanılır hale getirilmiştir. Güçlendirme/yenileme teknolojileri, ülkemizde geliştirilmeli ve güçlendirilmelidir.
Derin Yenileme
Uluslararası alanda “Deep Renovation” denilen, ülkemizde de “Derin Yenileme” olarak adlandırılan çalışmalar, bir yapının güçlendirilmesinden dış cephesine, iç makyajlanmasından bacasına ve tesisatına kadar her unsurun yenilenmesini ifade etmektedir. “Derin Yenileme” aslında güçlendirme, iklimlendirme, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğini de kapsamaktadır.
17 Ağustos Marmara Depremi
17 Ağustos Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan inceleme ve kontrollerde, binaların yüzde 79’unun hasarlı bulunduğu ifade edilmiştir. Hasarlı binaların yüzde 64’ünde nemin yol açtığı korozyon (paslanma) tespit edilmiştir. Unutmayalım ki su yalıtımsız bina, yavaş yavaş çürür ve çöker.
Su Yalıtımsız Bina / İnsanı Gam, Duvarı Nem Tüketir
Yapı ömrü ve dayanıklılığını tehdit eden en büyük etken sıvı veya gaz fazındaki “su”dur. Ülkemizdeki yapı stoğunun neredeyse tamamı beton ile çeliğin iyi uyumunu ortaya koyan betonarmeden üretilmektedir. Betonarme içerisinde bulunan demir donatı ise atmosfer koşullarından ve özellikle de sudan çok ciddi seviyelerde olumsuz etkilen bir malzemedir.
Nüfusunun yüzde 93’ü çeşitli derecelerde deprem kuşağı üzerinde yaşayan ülkemizde depremin korkunç etkileri ile karşı karşıya kalmamak, maksimum can güvenliği sağlamak için doğru bina tasarımı ve uygulamalarının yanı sıra standartlar uygun olarak üretilmiş ürünler ile yapılacak su yalıtım uygulamalarının gerekliliği aşikardır.
Su veya hava teması kesilmemiş betonarme içindeki demir “oksitlenir, paslanır, korozyona” uğrar ve çekme kuvveti zayıflar.
Yapıya nüfuz eden su, yapıların taşıyıcı (kolon, kiriş) kısımlarındaki donatıları korozyona uğratarak, kesitlerinin azalmasına ve yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarda düşmesine neden olur. Korozyona bağlı olarak donatı kesitinde oluşan kayıp, donatının başlangıçta tasarlanan hesap değerlerini karşılayamamasına neden olur, ki bu da yapı güvenliği açısından hiç de istenen bir durum değildir.
Donatı ve korozyon ilişkisini ortaya koyan akademik bir çalışmada, korozyon kaynaklı donatı kesit kaybının 0.25 mm/yıl olduğu kabul sonucundan hareketle, donatı taşıma kapasitesinin 5 yılın sonunda %50’sini, 15 yılın sonunda %90’ını, 24 yılın sonunda da tamamını kaybedeceği iddia edilmiştir. Donatı korozyonu deprem veya herhangi bir dış etki olmaksızın belirli süre sonra yapıların çökmesine yol açmaktadır. Bu durum da maalesef ülkemizin yabancı olmadığı bir gerçekliktir.
Uluslararası çalışmalar, su yalıtımı olmayan binaların sadece on yıl içinde taşıma kapasitelerini %66’ya kadar kaybedebileceğini göstermiştir. Bu, zayıflamış temeller, aşınmış takviye çubukları ve zayıf çatıdan kaynaklanabilir. Bu zayıflıklar sırayla çatılarda, çökmüş duvarlarda, çatlak ve sızan temellerde ve kolon/kirişlerde oyulmaya yol açmaktadır.
Yaşadığımız deprem felaketleri çok sayıda can ve mal kaybına neden olmuş ve içerisinde yaşamakta olduğumuz yapıların güvenirliliğinin sorgulanmasının yolunu açmıştır. Yapılarımızın üzerine inşa edildikleri zeminin uygunluğu, inşaat tekniği yönüyle hem malzeme hem de uygulama metotlarının bilimselliği, uzun ömürlü ve dayanıklı yapı kavramları gündemimizin ilk sıralarında yerlerini aldılar. Yapıların uzun yıllar boyunca dayanıklılıklarını koruması için zemin etüdünün yapılması, yapının tekniğine uygun olarak tasarlanması, iç ve dış etkenlerden su yalıtımı ile korunması gerekir.
Su yalıtımsız binalarda
Bodrum ve zemin katlarda binanın taşıyıcı sistemleri çabuk korozyona uğrar
Çabuk çürür
Hızlı yaşlanır
Depreme dayanıksız hale gelir.
Binaların bodrum katındaki veya en alt otoparkındaki temel taşıyıcı sistemleri;
Su yalıtımı yapılmamış
Yorulmuş
Yıpranmış
Korozyona uğramış
Kesilmiş
ise bina risklidir.
Yapıların, her yönden gelebilecek suya veya neme karşı korunmaları için, yapı kabuğunun yüzeyinde yapılan işlemlerin tamamına “Su Yalıtımı” denir.
Yapısal Su Yalıtımı, genel olarak beton elemanların imalatı sırasında imalat kolaylığı sağlamak, betonun kalitesini artırmak, istenen özelliklerin verilmesini sağlamak ve su geçirimsizliği elde etmek amacıyla toz yada likit halde bulunan yapı kimyasallarının katkı olarak kullanılması ile yapıya su girişini ve etkilerini azaltıcı uygulamalar bütünüdür.
Yüzeysel Su Yalıtımı, suyun bulunabileceği dış ortam ile yapı kabuğu arasında su geçirimsiz katman oluşturmak için yapılan işlemler bütünüdür. Bu amaçla kullanılan su geçirimsiz özel malzemelere su yalıtım malzemeleri denir. Su yalıtım malzemeleri kullanım amacı ve bölgesine göre ortamdaki su basıncına, zeminin yapısına, yapıdan beklenen hareketlere, ürünün üzerine gelecek olası yüklere ve yapıdaki detaylara göre seçilmelidir. Yapısal su yalıtımı uygulamaları önlem olarak ve yüzeysel su yalıtımı başta temel ve çatılar olmak üzere gerekli olan tüm bölgelere çözüm olarak mutlaka uygulanmalıdır.
Su Yalıtımı
Uzunca yıllardır eksikliğini duyduğumuz Su Yalıtım Yönetmeliği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve 27 Ekim 2017 tarihinde 30223 “Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği” adı altında Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu yönetmelikte temel hedef, binaların, özellikle zeminlerde ciddi şekilde neme maruz kalması ve korozyona uğramasının önüne geçmektir. Binaların güvenli, sağlıklı, kaliteli ve uzun ömürlü olması için tüm ilgili paydaşlarla beraber gerekli çalışmalar yapılmıştır.
Depremlerde binaların yıkılmasının en büyük nedenlerinden birinin zemindeki kolonların, kirişlerin ciddi şekilde korozyona uğraması ve böylece binaların taşıma yükünün azalması olduğu anlaşıldı. Bu yönetmelikle, binaların taşıma yükünün ilk yapıldığı andaki pozisyonunda korumasını sağlanmaktır. Bunun için de yeni yapılacak binalarda özellikle su yalıtım projeleri, su yalıtımı malzemeleri ve su yalıtımının uygulanmasıyla ilgili bir yol haritası, yönetmelikle ortaya konmuştur.
Can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınacak en temel önlemlerin başında depreme dayanıklı, uzun ömürlü binalar inşa etmek gelmektedir. Günümüz inşaatları en az 100 yıl için yapılmalı, kent mimarisi de bu yaklaşımla şekillenmeli ve sık sık değişikliğe gidilmemelidir.
Vatandaşa, “Yalıtımsız binaların ömrü 30 yıldır ama su yalıtımı yapılırsa binaların ömrü 80-100’a çıkar” demek, bundan dolayı su yalıtımı uygulamasının gerekliliğini anlatmak lazımdır. Doğru proje, doğru malzeme, doğru uygulama ve bunların doğru bir şekilde uygulanmasıyla binalarımız, şehirlerimiz daha kaliteli hale gelir. Ülkemizdeki 22 milyon konutun yıkılıp yeniden yapılması çok doğru ve anlamlı değildir. Su yalıtımıyla binaların yıkılması önlenebilir.
Buna göre binalarımızın suyun etkisi altında kalan tüm alanlarının (temeller, temel perde duvarları, kolon ve kirişleri, ıslak hacimler, çatılar) su yalıtım projelerinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü zorunlu hale getirilmiştir.
Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından yapı ruhsatı vermeye yetkili idareler, yatırımcı kuruluşlar, yapı sahipleri, tasarım ve uygulamada görevli mimar ve mühendisler ile uygulayıcı yükleniciler ve imalatçılar, yapı yapılmasında ve kullanımında görev alan denetim elemanları, yapı değerlendirme ve işletme yetkilileri görevli, yetkili ve sorumludur.
Tüm bu bilgilerin ışığında, betonarme olarak ürettiğimiz yapılarımızın temel seviyelerini gerek yeraltı suyunun etkilerinden gerekse yüzeysel suların etkilerinden korumak için doğru tasarlanmış su yalıtım uygulamalarının yapılması esastır.
Su Yalıtım Denetimi
Çok uzun yıllardır beton üzerinde ciddi piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerini yürüten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın betonu ve betonarmeyi koruyacak ürünler olan su yalıtım malzemeleri için de denetim ve gözetim faaliyetlerine öncelik vermesi çok önemli bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Su yalıtım uygulamalarının yerinde yapılacak denetimleri, uygulamaların doğurduğu kritik sonuçlar göz önünde bulundurulduğuna büyük önem arz etmektedir. Bu noktadan hareketle Yapı Denetim Kuruluşlarınınsu yalıtım uygulamalarına yönelik denetim faaliyetlerini de büyük bir özenle yürütmeleri gerekmektedir.
Proje Hazırlama ve Onayı
Gelişmiş ülkelerde her diploma sahibi her yetkiye sahip değildir. Riskli bölgelerde depreme dayanıklı proje hazırlama ve projeyi inceleme tecrübe ister. Lisans ve lisans üst seviyede, belli üniversitelerde proje hazırlama ve proje denetleme konularında mühendislik derslerinin, depreme dayanıklı tasarım derslerinin bir şekilde verilmesi lazımdır. Son zamanlarda farklı üniversitelerde dersler açılmaya başladı ama yeterli değil, teşvik edilmelidir.
Bir yapının projelendirilmesi ve yapımı, beş ana hedefin göz önüne alındığı ve bu ilkelere göre çözülen bir optimizasyon problemidir. Bunlar:
Dayanım,
Dayanıklılık
İşlevsellik
Ekonomik olma
Estetik olma.
Denetim Firması Sigortalı
Denetim firması sigortalı olmalı, her şeyden sorumlu olmalı, zararları karşılayabilmelidir. Güvenli inşaat için teknik müşavirlik sisteminin, proje safhasının ve şantiye inceleme ve denetim mekanizmasının güçlü olması gerekir.
Sesimi Duyan Var mı?
“Sesimi duyan var mı” anonsunu duymamak için yaşadığımız binalarda
Kolonlar ve perde duvarlar kesilmemeli, delinmemeli
Temele zarar verilmemeli
Binalara eklenti yapanlara ve kolonları kesenlere ciddi yaptırımlar uygulanmalı.
Depremde Binaların Göçme Nedenleri
Zemin ve bodrum katlarında kesilmiş taşıyıcı kolon ve kirişler
Kaçak katlar
Yetersiz kesit boyutları
Kısa kolonlar ve kirişler
Kolonun ve kirişin çürümesi
Kolon-kiriş bileşme bölgelerindeki sorunlar
Su yalıtımı yapılmayan kolon ve kirişler
Malzeme eksikliği/uygunsuzluğu
Güçlü kolon, zayıf kiriş prensibinin uygulanmaması
Yetersiz taşıyıcı eleman dayanımı
Yumuşak kat veya uygulama hatası
gibi şartlar olabilir. Ciddi şekilde incelenmeli ve çözümler geliştirilmelidir.
Yapılan yanlışlar
· Alüvyon tabana çürük temel
· Binaların sismik standartlara göre maksimum sismik yoğunluk varsayılarak inşa edilmemesi
· Taşıyıcı kolon ve kirişte, yetersiz ve kötü kalite malzeme kullanılması
· İnşaat işçisi eğitimsizliği
· Müteahhit eğitimsizliği
· Şantiye şefinin ruhsatta göstermelik olması ve şantiyede bulunmaması
· Projeyi imzalayan “imzacı” olarak tabir edilen mimar ve mühendisler
· Riskli bölgelerde depreme dayanıklı proje hazırlama ve projeyi inceleme tecrübe yetersizliği
· Şantiye denetimsizliği
· Yapı denetimiyle zayıf binaların belirlenmemesi ve depreme dayanıklı hale getirilmemesi
· Güven değil, rant esaslı bina yapılması.
Yapı denetimi yapanlar uzmanlaştırılmalıdır
Bir binanın hiçbir katında özellikle kolon ve kirişte herhangi bir değişiklik yapılamaz. Yapılırsa bina depremde çöker. İzmir’de depremde çöken 12 binanın 6’sının yıkılma nedeni ortaya çıkmıştır. Yıkılan binalar arasında dükkan birleştirmek için kolonu kesilen de girişi ve yönü değiştirilen bina da vardır. Bunları yapanlar, kasten insan öldürmekten yargılanmalıdırlar. Kolon ve kirişlere dokunulmaz. Özellikle zemin katlarda tadilat yapılmaz ve yaptırılmaz.
Deniz Kumunda Klorür ve Çürüme
Yıkanmadan deniz kumu betonda kullanılırsa deniz kumundaki klorür, binalarda taşıyıcı kolonları ve kirişleri yavaş yavaş çürütür ve deprem gibi sarsıntılarda bina yıkılır. Binalarda klorürü giderilmemiş deniz kumu kullanmak cinayete kasten teşebbüs etmektir.
Bodrum ve zemin kata uzmanlarla bakılmalıdır
Ev alırken veya kiralarken mutlaka bodrum kattaki kolonlar ve kirişler kesilmiş mi, korozyona uğramış mı (paslanmış mı) ve kolon ve kirişlere su yalıtımı yapılmış mı diye uzmanlarla birlikte bakılmalıdır. Emlakçılar, satış ve kiralama işlemi yanında yapının güvenlik sorgulamasını yapabilmeli ve altyapılarını buna göre geliştirmelidirler. Güvensiz (ayıplı) binaların satışı ve kiralama işlemini kesinlikle yapmamalıdırlar.
Binanın Güçlendirilmesi
Mühendislik hesabı çalışması yapılmadan, dinamik etkisi ve davranışı dikkate alınmadan, temelden çatıya kadar binanın ciddi bir analize tabi tutulmadan ve uzman olmayan kişiler tarafından sözde güçlendirilme çalışması yapılan binalar depremde yıkılır. İzmir’de depremde yıkılan birçok bina güçlendirilmiştir. Ve güçlendirme ile onarım birbirine karıştırılmamalıdır.
MAKALEYE, 384. SAYIMIZIN E-DERGİ VERSİYONUNDAN DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ
6 Kasım 2020
Şantiye
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 37 bin e-bülten abonesi, 15 bini aşkın takipçiye sahip facebook ile 7 bin takipçiye sahip instagram sayfaları ve 20 bin linkedin bağlantısıyla inşaat sektöründe hedef kitleye erişimin en verimli ve hızlı çözümü olmaya dijital ortamlarda da devam ediyor... 1988'den bu yana basılı yayıncılıkta olduğu gibi...
Abone Olmak için
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 120 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp, dekontu ve açık adresinizi santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 85 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hannover Fairs, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wilo, Winsa, XCMG, Xylem ve ZF'nin değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 1800 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.