Mevcut enerji yöntemlerinin kullanıldığı yapılarda da zorunlu veya teşvik yöntemleriyle mikro dönüşüm, yerinde dönüşüm ilkeleri uygulanarak sürdürülebilir yapı kültürü yaygınlaştırabilir; karbon nötr ve enerji pozitife geçişle sürdürülebilir bir gelecek inşa edilebilir.
İnş. Müh. Muharrem Akpınar
Araştırmacı Yazar, Çevreci Aktivist
İnsan bazen o kadar kör olur ki burnunun ucunu göremez. İklim krizi de öyle... Sorun, burnumuzun ucunda ama maalesef ciddiyeti kavranamıyor. Çevre felaketleri, doğa olayları, sıcaklıkların yükselmesi, afetlerin artması, buzulların erimesi, denizlerin yükselmesi, okyanusların asitlenmesi, biyolojik çeşitlilik kaybı, çölleşme, tarımın yok olması, kuraklık ve aşırı hava olayları gibi durumlar günlük yaşamı tehdit etmenin ötesine geçti.
2024 yılında atmosferde bulunan karbon 427 ppm olarak ölçülmüş; bu rakam, azami karbon miktarının yaklaşık yüzde 30’undan fazla. Bu artışa sebep olan ise sanayi devrimi diye adlandırdığımız “gelişmenin” kontrolsüz sonucu. Kontrolsüz gelişimin etkileri derin yaralar bırakıyor. Fakat bu duruma farklı gözle bakan, gidişatı tersine çevirmeye çalışan duyarlı insanlar, “başka kafalar”, sürdürülebilir geleceği inşa etme ve örnek olma noktasında olumlu kararlar alıp, projeleri hayata geçirerek ve kendi kendine yeterli yaşam prensibini basit birkaç keşifle destekleyerek sürdürülebilir yapıların olabileceğini de gösteriyorlar. Şimdi bu projelere biraz göz atalım...
Samso Adası
Danimarka’nın Samso Adası, yaşam alanını fosil yakıtlardan kurtararak enerji devrimini gerçekleştirmiş ve dünyanın ilk yenilenebilir enerji adası olmuştu. Bir yarışma Samso Adasındakilerin geleceğini değiştirmişti.
1997’de Danimarka Enerji Ajansı karbon nötr ve yenilenebilir enerjiye geçiş için dört adasına yarışma düzenler ve yarışmayı Samso Belediyesi kazanır. Samso Belediyesi 10 yıllık bir plan yaparak karbon negatif ve yenilenebilir enerji pozitif bir ada olmak için siyasi kararlar alır. Bu karar, dönüşüm ve değişimin başlangıcı olur. Planla birlikte ilk toplantısına sadece 50 kişilik katılım olan süreç, 10 adet enerji kooperatifinin ve belediyenin katkısı, büyük emekler ve iradeyle 10 yılın sonunda fosil yakıttan beslenen enerji sistemleri yenilenebilir enerji kaynaklı sistemlere dönüşür. Kara ve açık rüzgâr türbinleri, yeni bölgesel ısıtma sistemlerinin inşası, güneş panelleri yatırımları, ev ve araçlarda elektrik enerjili kullanımın ön plana çıkarılması, atılan başlıca adımlar olur. 2007 yılına gelindiğinde tasarlanan düşünce yıllar içinde eyleme dönüştürülür ve ada, fosil yakıtlardan kurtularak, kendi kendine yeten, karbon negatife doğru yol alan, enerji pozitif bir hale gelerek, hatta yenilenebilir enerjiyle ürettiği elektriğini de satarak kendi doğal çevresine de katkı sunar. Bu dönüşüm sözlerle anlatıldığı veya yazıya döküldüğü gibi kolay olmamıştır elbette. Asıl odaklanılması gereken, takdir edilmesi gereken de budur. Alınan kararlar ada halkının doğaya saygısı, duyarlılığı ve kollektif olarak harcanan emek ve çalışma becerisiyle gerçekleşmiştir. Hatta daha sonra uyguladıkları model dikkat çekmiş ve oluşan bilgi birikimini korumak, ulusal ve uluslararası iş birliğini geliştirmek ve aktarmak için Samso Belediyesi’nin aldığı kararla Samso Enerji Akademisi kurulmuştur. Paris büyüklüğünde olan Samso Adası’nın sakinleri ise bu dönüşümden hem çevresel hem ekolojik hem ekonomik hem sosyal hem de psikolojik fayda da sağladılar elbette.
EDGE Suedkreuz
Almanya, enerji verimliliğinde dünyada lider bir ülke... Almanya’da binaların yüzde 85’in 1990 yılından önce yapıldığı düşünüldüğünde yeni yapılan binaların, yıllık 543 milyon tonda sınırlı tutulması istenen 2030 sera gazı salım hedefine yönelik sürdürülebilirlik hedeflerine uygun yapılması büyük önem taşıyor. Bu bağlamda inşaat ve mimari teknolojilerinde yatırıma devam eden Almanya’nın birçok eyalet ve şehrinde kabuk değiştirmiş inşaat projeleri yürütülüyor. İnsan ömrünün ağırlıklı zamanının binalarda geçtiğini düşünürsek yapıların konfor kalitesi ısıtma, soğutma, sıcak su, aydınlatma gibi faktörler insan ömrü ve geçirdiği zamanın kalitesinde çok önemli bir yer tutuyor. Berlin’de inşa edilen EDGE Suedkreuz projesi de sürdürülebilir gelecek adına 32 bin metrekarelik bir taban alanına sahip ofis kompleksi binası olarak tasarlanmış. Yapıda enerji kaynaklarının tasarrufuna yönelik unsurlar ön planda yer almış. Yapım tekniği betonarme-ahşap hibrit olan yapı, doğal formasyona uygun inşa edilmiş. Ahşap ve beton karma model kullanılarak metrekare başına yüzde 50 karbon azaltımı sağlanmış. Yeniden kullanılan ve geri dönüşebilen malzemelerin tercih edildiği bina bu yönüyle de oldukça dikkat çekici. Prefabrik yapı ve panel modülleriyle inşaat atıklarını ve zamanını azaltarak, bütünsel tasarım anlamında da oldukça önemli unsurlar barındırıyor. Karbon emebilir cepheler tasarlanarak hava karbon dengesi sağlanmış. Yine cepheler cam elyaflı beton ile tasarlanıp, hafif ve dayanıklı olması sağlanarak, geri dönüştürülebilir malzemeden üretilmiş. Ofis iklimlendirmelerinde akıllı adresli asma tavan sistemleri kullanılarak enerji kullanımı verimli hale getirilmiş. Çatıdan daha iyi aydınlatma ve daha az malzeme kullanımını sağlamak için telkâri ahşap bileşenlerle hafif folyo olacak biçimde tasarlanmış. Almanya’nın en sürdürülebilir binalarından biri olan yapı, 2007 yılında kurulan ve şu an 1100’den fazla üyesi olan Alman Sürdürülebilir Bina Konseyi’nden yüzde 95,4 ile en yüksek puanı alarak DGNB Diamond sertifikası almaya hak kazanmış.
Ripple Evi
Hollanda Ripple Evi ise Solar Decathlon Europa Yarışması’nda kentsel yaşamı değiştirmek isteyen bir grup öğrenci tarafından kendi kendine yeten konut modeli olarak çevreci, yenilikçi ve estetik mimarinin ürünü olarak hayata geçirilmiş. Bina, sürdürülebilirlik hedeflerini teşvik etmek için geliştirilen uygulama ile evdekiler ile şehirdeki sistemlerin bağlantı kurmasını sağlayarak bireylerin doğayla daha uyumlu yaşamasına imkan veriyor. Ev, yeniden kullanılmış ahşap, çatıda hareket ettirilebilen güneş panelleri, mikro iklim oluşturma amaçlı ve kentsel tarımda kullanılmak için biyolojik çeşitliliğe sahip çatısı, güneş enerjili sıcak su sistemleri, ısı pompası, havalandırma ve akıllı ev sistemi ile dikkat çekiyor.
Saint Etienne’deki Sıfır Enerji Bina
Saint Etienne’deki yapı Petitdidierprioux Architectes tarafından tasarlanmış. Enerji, ısıtma, soğutma ve su kullanım ihtiyacını kendisi karşılıyor, bina sakinlerine ilave yaşam maliyeti çıkarmıyor. Bina çatı ve cephelerinde güneş panelleri, yağmur suyu hasadı ve hibrit havalandırma metotları tercih edilmiş. Yapı, döngüsel enerji sürdürülebilirliğini sağlayan bir mimari tasarıma sahip.
Downtown Circle
Dubai’de 550 metre yüksekliğinde 3 kilometrelik bir halka çevresinde oluşturulacak binanın temel mottosu sürdürülebilirlik ve yenilikçi teknoloji. Proje mimarları, projenin mevcut koşullarda henüz uygulanamayacağını bilseler de vermek istedikleri mesaj açık: “Sürdürülebilir şehirler ve yaşam alanları artık bir zorunluluk”. Proje içeriğinde konut, ofis, ticaret merkezleri, kültürel yapılar, yeşil parklar, elektrikli raylı istemler, drone’lu hava trafiği, karayolu ulaşımı, gökyüzü bahçeleri, botanik parklar mevcut. Yaratılan kentsel ekosistemin yeşil alanlarında tarım yapılarak kendi kendine yeten yaşam alanı oluşturma düşünceleri üzerine tasarım fikirleri geliştirilmiş. Yine bu projede de karbon depolayan sistemler ile beraber hava kirleticilerini filtreleyen sistemler de düşünülmüş. Enerjisini yenilenebilir enerjiden sağlayacak. Güneş ve hidrojen hücre sistemlerinden güç alacak ve şehir sıcaklığını kontrol etmek için mikro iklim ile yaratılan yeşil kuşak ile oksijenini sağlayıp karbon emilimi de yapacak. Projenin içerisinde doğal ve yaban hayat ciddi derecede hissedilecek. Dubai’de sıcaklıkların çok yüksek olması, dışarıda 15-20 dakikalık yürüyüşleri bile oldukça zorlaştırdığından projenin halka şeklindeki yapısına yeşil doğal yaşam alanları entegre edilmiş. Skypark isimli kesintisiz yeşil kuşakta yaratılan iklim ile şehirde yapılamayan yürüyüşler projede çok rahat yapılabilecek.
Dünyamızı çevreleyen iklim krizinin etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına kent ve kırsal ayrımı yapılmaksızın iklimlendirme önceliğinde projeler gerçekleştirilmeli. Endüstrinin verdiği zararı tolere edecek yapılar düşünülmeli ve zorlukları olsa da eyleme geçilmeli. 2050’de gerçekleşecek senaryoların şimdiden düşünülmesi ve tartışılmasının toplum ve doğa yararına olacağı kesin. Bunları istişare ederken mevcut enerji yöntemlerinin kullanıldığı yapılarda da zorunlu veya teşvik yöntemleriyle mikro dönüşüm, yerinde dönüşüm ilkeleri uygulanarak sürdürülebilir yapı kültürü yaygınlaştırabilir; karbon nötr ve enerji pozitife geçişle sürdürülebilir bir gelecek inşa edilebilir.
ŞANTİYE®
Daha iyi yapılar için...
9 Şubat 2025
Türkiye'nin en ESKİ ve en çok ZİYARET EDİLEN şantiyesi: ŞANTİYE®...
İnşaata dair "KAYDADEĞER" ne varsa... 1988'den bu yana...
Şantiye®nin ürettiği, derlediği ve yayınladığı içeriklerde öncelik “KAMUSAL YARAR”dır...
Ve yayınlanan içeriğin “ÖZEL” olmasına özen gösterilir...
BASILI DERGİ + E-DERGİ + SANTİYE.COM.TR + SOSYAL MEDYA + DİJİTAL PLATFORMLAR...
İnşaat sektörünün buluşma noktası Şantiye®, “Güven”i temsil eden “Basılı bir Yayın” olma özelliğinin yanı sıra yenilenen web sitesi, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom E-Dergi gibi mobil uygulamalardaki varlığı, 42 bin E-Bülten abonesi ve 85 bin sosyal medya takipçisi-bağlantısıyla inşaat sektörünün en önemli iletişim platformlarından biri olmaya her ortamda devam ediyor... 1988'den bu yana...
Şantiye® ayrıca yapı sektörüne "Şantiye'nin Yıldızı Ödülü", "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi / Teknolojisi Ödülü" ve "Şantiyeden Kareler Fotoğraf Yarışması" gibi farklı organizasyonlarla da katkı sunuyor.
Şantiye®nin son sayısı da dahil 1988 yılından bugüne kadar yayınlanan TÜM SAYILARINA E-Dergi olarak göz atmak için lütfen tıklayın...
Şantiye®, başta ABONELERİ olmak üzere 2020-2025 yıllarında ilan veren firmalar ABS Yapı, Akyapı, Alumil, Anadolu Motor (Honda), Alkur, Ak-İzo, Altensis, Arbiogaz, Aremas, Arfen, Artus, Assan Panel, Asteknik, Atos, Batıçim, Baumit, Betek, Betonblock, Borusan CAT, Bosch Termoteknik, Bostik, BTM, Buderus, Bureau Veritas, Chryso, Çimsa, Çuhadaroğlu, Çukurova Isı, Deutsche Messe, Duyar Vana, DYO, Efectis ERA, Ekomaxi, Elkon, Emülzer, Eryap, Filli Boya, Fixa, Fullboard, Form Endüstri Ürünleri, Form Endüstri Tesisleri, Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima, Garanti Leasing, GF Hakan Plastik, Gökçe Brülör, Grundfos, Hilti, IQ Alüminyum (by Deceuninck), İNKA, İntek, İpragaz, İstanbul Teknik, İzocam, İzoser, Kalekim, Knauf, Knauf Insulation, Komatsu, Köster, Kuzu Grup, LG, Marubeni, Masdaf, Master Builders Solutions, MBI Braas, Meiller Kipper (Doğuş Otomotiv), Messe Frankfurt, Messe München/Agora Tur., Mekon, Mitsubishi Chemical, Molecor, Nalburdayim.com, NETCAD, ODE, Ökotek, Özler Kalıp, Özpor, Panasonic, PERI, Pimakina, Polyfibers, Polyfin, Prometeon, Ravago, Rehau, Saint Gobain Türkiye, Samsung, Saray Alüminyum, Schüco, Selena (Tytan), Sentez Mekanik, Serge Ferrari, Shell, Siemens, Sistem İnşaat, Soudal, Sika, Şişecam, Temsa, TMS, Tekno Yapı, Türk Ytong, Tremco illbruck, Vaillant, Vekon, Viessmann, Wermut, Wilo, Winsa, XCMG ve Xylem’in değerli katkılarıyla hazırlanmaktadır.
ABONE OLMAK İÇİN
Bir yıllık abonelik bedelimiz olan 1200 TL (6 Sayı, KDV Dahil)'yi TR70 0001 0008 5291 9602 1550 01 IBAN no’lu hesabımıza (Ekosistem Medya) yatırıp; ardından dekontu, açık adresinizi ve fatura bilgilerinizi (şahıs ise TC kimlik no; firma ise vergi dairesi-numarası) santiye@santiye.com.tr adresine e-posta veya 0532 516 03 29 no’lu telefona WhatsApp / SMS aracılığıyla ulaştırabilirsiniz.